
"İçim eziliyor, biliyor musun? Buralar ne
büyük… Ben bir sinek gibi hissediyorum yani… Kimse beni umursamıyor… Kimse
kimseyi umursamıyor.
Var olmam lâzım, olamıyorum… Var olmak
nasıl bir şeydir, onu bile bilemiyorum. Herkes birbirinin aynı gibi burada ama
bir o kadar ayrılar. Deme ki ben de ayrı olmalıyım, ayrı kalmalıyım…
Hem öyle ayrı olmalıyım ki… Kimse bana
dokunamasın. Hatta, sadece korksun da dokunamasın.
Korkudur, benim tek bildiğim ağabey,
korkudur. Bizim için her kaş çatış bir korkudur. Burada insanlar ne çok
gülüyor. Olur olmaz şeylere gülüyor. Ben gülsem eğer… “ Sen erkek değil misin?”
deyip döverlerdi beni, ağabey. Vallahi billahi, inancın olsun ben gülmeyi
bilmiyorum.
Herkes acı çektiğimizden böyleyiz sanıyor…
Ben acı nedir onu da bilmiyorum… Acı dediğin karşılık veremediğin ölümdür bizim
orada ağabey… Karşılık veriysen korkma…
Çığdan, selden, börtüden, böcükten korkma. Kurttan çakaldan, akrepten çıyandan
korkma… Hayvan kısmısı ağabey, korkutmadın mı saldırmaz.
İnsan kısmışı öldürmek için yaşar ağabey… İnanmazsan kanlılarımıza
sor. Biz o kadar çok konuşmayız abi…. Misal ben konuşmam… Konuşanı adam yerine
komazlar bizim orada. Ölümün dilinden
konuşmayanı yaşatmazlar ağabey bizim orada… Burada insanlar nasıl yaşıyor? Ben
böyle yaşasam, gülsem emin ol vururlar. Sen şimdi dövsen de beni… Ben sana
bunları söyleyemem.. Nasıl söyleyeceğimi bile bilmem… Bunlar benim kafamda
parlayıp sönen çocukluk günlerim gibi
geçip gider. Hani bilseydim konuşmayı, ağabey, sana bunları söylerdim ben…”
Kırmızı, mavi ışıklar parlayıp sönerken kulağına takılan cümlelerle ürküyor, ürküyordu.
“Alın çocukları!”
“Molotoflar kaç tane?”
“Gerisi kaçtı mı?”
“ Aldık komiserim!”
“Yangınlar söndürüldü mü?
“ Müdahale edildi komiserim…”
“Alın bunları da… Tövbe Ya Rabbi!”
“Alın çocukları!”
“Molotoflar kaç tane?”
“Gerisi kaçtı mı?”
“ Aldık komiserim!”
“Yangınlar söndürüldü mü?
“ Müdahale edildi komiserim…”
“Alın bunları da… Tövbe Ya Rabbi!”
Nickelback "Savin Me" from Zhentosus on Vimeo.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder