
Maviye dokunuyor fırçam…
Mavi bazen boğucudur, soğuktur ama…
İçine kattığım yeşille… Evet bir su berraklığına kavuşuyor. Ama beyazla değil… Beyaz maviyi seyreltmez, sadece grileştirir, donuklaştırır.
Sarı koyunca ayakları yerden kesiliyor… Belki yere daha fazla bağlanıyor.
Kırmızı koyduğumda, başka bir ağırlıkla bakıyor.
Bütün bunları düşünürken pencereden bakıyorum. Belki de bunları düşündüğüm için pencereden bakıyorum.
Pencereden bakınca ne buluyorum?
Mavi ceketli bir kız görüyorum… Her akşam evine yalnız dönen bir kız görüyorum. Bazen gülen, bazen mahzun bir kız görüyorum.
Ve üzerindeki mavi ceket her gün başka bir renkle konuşuyor benimle…
Ve her gün onu günün hangi saatinde resmetmem gerektiğini düşünüyorum.
Her gün için bir resim… Ve belki bir gün ona bir resmini hediye ediyorum.
İşte her sabah bu ümitle uyanıyor ve her gece bu ümitle uyuyakalıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder