http://www.1v1y.com

6 Kasım 2009 Cuma

Ölüm Senin Aynanda…

Adamın kat’iyen karanlık sakalları vardı.
Adam başı dik yürüyordu.
Nefretin hayranlıkla karıştığı o lağım kokulu insan denizinin arasında bir karton kahraman gibi yürüyordu. Ve sırrını kimsenin bilmediğini sanıyordu. Sırrını hâlâ kimse bilmiyordu ama…
Yüzünde beyaz kâğıtları karalayabilmenin memnuniyeti…
Ellerinde öldürebilmenin vahşeti titriyordu.
O kendi kimliğini dayatabilmenin, kendi vahşetini tanıtabilmenin gururuyla yürüyordu. Dişlerinde sarımsak kokusu, cevizli çay sarılığı, üstünde siyah poşetlerin artık kokusu vardı…
Başka kulaklara çakal hırıltıları gibi gelen sesler konuyordu omuzlarına…
Ve ölümün aynalı ufkundan bir yıldırım çakışıyla irkildi.
Kahpe faklarında bekleyip de masumların üzerlerine kustuğu lekeli ölümlerden başka… Apayrı, apansız ve aykırı bir namlu parıltısı, tertemiz namusların keskin hıncıyla doğruldu kalabalığın arasından suratına…
Ve tanrının adaleti gibi bir şey patladı yüzüne doğru ve sonra yüzünden geriye yalnızca kirli gülüşler kaldı…
Çakallar dağıldı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder