Nasıl olduysa yıllardır aynı yerde… Belki de gözlerden ırak olduğu için.? Aslında gözlerden ırak olanlar ilk önce tahrip edilenlerdir.
Hayır sarhoşlar tahrip etmez bankları. Banklar onların biricik yatağıdır.
Bir gün bir sarhoşa rastlamıştım, bana farklı parkların banklarını kıyaslamıştı. Dediğine göre şehrin daha eski parklarının banklarında oturanı yerinden hoşnut bırakan bir kavis olurmuş. Böyle banklar dar ama üstünden düşülmeyecek kadar da rahat olurmuş.
Yeni parkların bankları düz, geniş ve fakat rahatsızmış.
Parklarda geceleyen birinin, böyle bir mukayeseye girmesi bana tuhaf görünmüştü ama o bunu hemen anladı. İnsanın her zaman daha iyisini istediğini, her zaman hayatının konforunu gözettiğini söylemişti. “Aksi takdirde, şuracıkta ölmeliyiz üstadım!” demişti.
Hem sonra… Nasıl olup da sıradan banklar hakkında bu kadar çok düşündüğünü, düşünmüştüm ki gene aynı hızla anlamıştı, ne düşündüğümü… “İnsan, elinde ne varsa onun hakkında düşünür üstadım. Zamanım kısıtlı mı? Hayır! Kaybedecek bir param mı var? Hayır! Öyleyse hiç olmazsa üzerlerinde gecelediğim bankları düşünmek, sizce münasebetsizlik mi?”
Elbette cevap verememiştim. Cevap vermek de gereksizdi aslında, çünkü adamı kendimden çok daha bilge ve erdemli buluyordum. Ama öte yandan… İçimdeki küçük ve kibirli şeytan, bunların hepsinin birer lâf canbazlığı olduğunu ve altında kalmamam gerektiğini fısıldıyordu.
Ağzımı açıp cevap vermeye çalıştığımda… Nedense vazgeçtim. Aslında sebepleri sonradan keşfeder hep insanoğlu… Ben de sonradan keşfettim ki ben aslında adamı inlemekten hoşlanıyordum.
“Meselâ bu bankın ayakları ve kolçağı… Tam bir sanat eseri! İnsan hep uyumaz ya? Ben oturmak için bu tür bankları seçerim. Bu tür banklarda otururken kendime çekidüzen veririm. Kendimi, keyif koltuğumda oturur farz ederim. Hatta bazen… Kâğıt bardakta çay içerim… Okunmuş gazetelerden birini elime alır, insanların müsrifliklerine gülerim… Ben oturmak için en çok bu bankları severim…”
Bu cümleleri nasıl mı bu kadar iyi hatırlıyorum? Çünkü onları bu bankta yan yana otururken söylemişti.
Bunları söylemesi, bu bankı bu kadar değerli mi yapıyordu, gerçekten? Başkaları için önemsizdi belki bu bank da ettiği sözler de…
Ama bu bankın döküm demirden ayaklarını yapan biri için elbette her biri bir başka önemliydi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder