Öyle yorgundu ki o akşam. Akşamlar bir huzur vermeliydi aslında insana…
İnsana bazen istemediği şeyler adeta zorla duyurulur…
- Bi godum adamın suratına!
- Yoh ya! Ciddi mi lo?
- Vallaha lo! Zaten yanımda dayı oğulları da vardı. Verdik sopayı, verdik sopayı lavuğun sırtına!
- İyi etmişsiniz lo! Öğrendi mi lo ?
- Öğrettik lo!
- Hahaha! Bir daha da durmaz o köşede! Polsi falan gelmedi değil?
- Ne gelecek lo? Geldi, elimizde demir çubuklar… “S.tirin gidin lo faşolar! Burası bizim mahallemiz, kendi işimizi kendimiz görürük!” dedik, kuyrıklarını sıkıştırıp s.ktirip gitiler şerefsizler! Arkalarından da bağırdık “Zaten parfüm bile sıkamıyorsunuz!” diye…
- Alacağız lo buraları onlardan! Puştlar!
- Tabi oğlum! Artık bizden izinsiz ekmek bile satılmıyor lan zaten!
Sesleri git gide yükseliyordu. Çevrelerinde bir tedirginlik dalgası yayılıyordu.
O sırada gelen garson kız o tedirginlikten nasipli bir tebessümle:
- Affedersiniz, biraz daha sessiz olur musunuz lütfen?
- Beğenmedin mi lo!
- Affedersiniz, anlamadım?
- Adam ol lan! Neyi anlamadın? Delikanlı ol! Sen bizi beğenmisen?
- Ya kusura bakmayın, anlamadım ben.. Sizi niye beğenmeyecekmişim? Çevredekiler rahatsız…
- Sevmii misin bizi lo! Ne ters ters bakisin iki saattir? Niye bizden rahatsız oliisin? Biz hayvan mıyık lo?
- Affedersiniz, ben size ters ters… Hem sizi niye sevmeyeyim?
Suratına yediği tokatla devrildi kız. Konuşanlar ayağa kalktı.
- Kimse karışamaz lo bize, duydunuz mu? Kimse…
Yerinden yavaşça kalktı. Öfkelenemeyecek kadar bitkindi. Yanındaki tahta sandalyeyi aldı, sonra dizinde kırdı.
Üçü de ne olduğunu anlamak için dönüp baktı.
Yanlarından geçecekmiş gibi sakince yürüdü. Elindeki kırık sandalye ayağı o kadar hızlı döndü ki ayaktaki üçlü, suratlarında patlayan şeyin ne olduğunu anlayamadılar. Önce başları döndü… Sonra kafalarına inen ikinci darbelerle yerin, ayaklarının altından kaydığını sandılar.
Kafalarına inen üçüncü darbeden sonra yıkıldılar.
Kana bulanmış tahta ayağı üstlerine attı. Garson kızın elini tuttu, ayağa kaldırdı.
- Şimdi sessizlik sağlandı mı?
Kız şaşkınca başını salladı, tek kelime etmedi. O, çantasını omzuna taktı yerde yatanlara hiç bakmadan çıkıp gitti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder