…..
Bir kız çocuğu ayağını burktu parkın yanında… Belki de bir mazgala takıldı ayağı? Düştü, dizi yere vurdu. Çorabı delindi, dizi kanadı.
Pek vahşidir insan yavrusu ve aslında bütün ömrü insan olabilmek gayretiyle geçer. Yanından geçen çocuklar güldüler ona. Erkek çocukları anlarım anlamasına ya kız çocuklarındaki alaycılık, daha bir yaralar beni.
Hava yağmurlu ve soğuktu.
Kızın ellerinin üstü kurumuştu. Çantası bir yana savrulmuştu, elindeki torbası bir yana…
Kalkmaya çalıştı, kalkamadı. Böyle anlarda insanın eli ayağı kesiliverir... Ellerinde, çoraplarında, eteğinde çamur, Tanrı’nın nimetinin yanında yağan gözlerindeki yağmur… Bir müddet kalkamadı.
Neden sonra yanında gülümseyen biri belirdi, elini uzattı.
Elini uzatan, kılıksız bir adamdı. Sakalları kırçıl ve dağınıktı.
Kız, adam şöyle bir baktı. Sonra ne korktu ne utandı… Adam gene gülümseyerek başını salladı. Kızı, bir elinden tutarak parkta her nasılsa kuru kalmış bir banka götürdü, oturttu. Kızın sağına, soluna şöyle bir baktı. Kız konuşmadan düştüğü yeri parmağıyla gösterdi.
Gene mütebessim, başını sallayarak gerisin geriye, savrulmuş torbanın yanına gitti. Gülümseyerek torbayı yerden aldı, kıza gösterdi. Kız gülümseyerek başını salladı.
Adam kızın yanına geldi, hâlâ gülümseyerek başını sallıyordu. Kız adamın gülen gözlerine baktıkça acısını unutur gibi oldu.
Adam cebinden temiz bir mendil çıkardı, kızın dizine bastırdı. Sonra kızın elini mendilin üstüne koydu, “O senin..” der gibi gene kafasını salladı. Kız bu sefer daha candan gülerek kafasını salladı.
Adam ne yapacağını bilemezmiş gibi gözlerini kaçırdı. Kafasını sallamaya devam etti ama şimdi tebessümü solmuştu. Belki gelip geçenlerin bakışlarından tedirgin olmuştu.
Bakışlarını öğe eğip kafasını sallamaya devam etti. Sonra kalkmaya davrandı. Kolunda hissettiği kuş gibi bir ağırlık kalkmasını engelledi. Dönüp sağına baktığında, gülümseyen kızın, kolunu tuttuğunu gördü.
Kız eksik dişlerini göstererek gülümsüyor, küçük elerliyle önündeki çamurlu torbayı gösteriyordu.
Torbada ne vardı, kimse bilmiyor. Ama görünen o ki bir birbirlerine neşeyle gülmelerini sağlayacak kadar lezzetli bir şeylerdi.
….
Kılığı kılık değildi, aslına bakılırsa… Belki deli diye biliniyordu… Gene de bazen çocuklarla eğleniyordu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder